Bayram ziyaretleri ruh sağlığını güçlendiriyor!
Bayram ziyaretlerinin, aile bağlarını güçlendiren ve aidiyet duygusunu pekiştiren önemli bir sosyal ritüel olduğunu belirten uzmanlar, özellikle kültürel ve dini bayramlarda yapılan ziyaretlerin, bireylerin sosyal destek ağlarını canlı tutmasına yardımcı olduğunu söylüyor.
Çocukların, aile büyükleriyle vakit geçirerek empati, saygı ve kimlik duygusunu geliştirebileceklerini ifade eden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, bayram ziyaretlerinin çocuk, genç ve yaşlılar üzerindeki psikolojik ve duygusal etkileri ile aile bağlarını güçlendirmedeki rolü hakkında açıklamalarda bulundu.
Bayram ziyaretleri, aidiyet ve bağlılığı güçlendiriyor!
Bayram ziyaretlerinin bireylerin aidiyet ve bağlılık duygularını güçlendiren önemli sosyal kültürlerden biri olduğunu dile getiren Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel, “Özellikle Ramazan Bayramı gibi kültürel ve dini bayramlarda yapılan ziyaretler, bireylerin sosyal destek ağlarını canlı tutmasına yardımcı olur.” dedi.
Aile büyüklerini ziyaret etmenin bireylerde bazı duyguları tetikleyebileceğini aktaran Tunçel, “Kişi kendisini bir ailenin ve geçmişin parçası olarak hisseder bu da aidiyet ve köklenme duygusunu açığa çıkarır. Büyüklerin yaşam deneyimlerini görmek bireyde takdir, minnettarlık ve saygı duygularını artırır. Tanıdık aile ortamı stresin azalmasına katkı sağlar, güven ve duygusal rahatlama hissedilir. Çocukluk anıları ve ortak ritüeller olumlu duyguları güçlendirir, mutluluk artar. Bu tür sosyal temaslar, psikolojide ‘koruyucu faktör’ olarak adlandırdığımız unsurlar arasında yer alır ve kişinin stresle başa çıkma kapasitesini artırabilir.” şeklinde konuştu.
Bayram ziyaretleri, yaşlılara hâlâ değerli olduklarını hissettirir!
Yaşlı bireyler için bayram ziyaretlerinin çoğu zaman yalnızlık hissini azaltan ve sosyal görünürlüklerini artıran güçlü bir deneyim olduğuna değinen Tunçel, “Yaş ilerledikçe sosyal çevre daralabilir ve birey kendini toplumdan kopmuş hissedebilir. Bayram ziyaretleri ise yaşlı bireylere ‘sen hâlâ ailenin merkezindesin ve değerlisin’ mesajı verir.” dedi.
Bu ziyaretlerin yaşlı bireyler için önemli olduğuna vurgu yapan Tunçel, “Değerli ve hatırlanmış hissetmelerini sağlar, yaşam deneyimlerini aktarma fırsatı sunar, yalnızlık ve izolasyon duygularını azaltır, yaşam doyumlarını artırabilir. Klinik gözlemler, düzenli sosyal temasın yaşlı bireylerde depresif duygulanımı azaltabildiğini ve genel psikolojik dayanıklılığı desteklediğini gösteriyor.” açıklamasını yaptı.
Aile büyükleriyle vakit geçirmek, çocukların duygusal gelişimi için çok değerli
Çocuklar ve gençler için de aile büyükleriyle vakit geçirmenin, duygusal gelişim ve kimlik oluşumu açısından oldukça değerli olduğuna işaret eden Klinik Psikolog Tuğçe Tunçel şunları söyledi:
“Bu süreçte çocuklar; kuşaklar arası bağ kurmayı öğrenirler, empati ve saygı gibi sosyal beceriler geliştirirler, aile hikâyeleri aracılığıyla kimlik ve aidiyet duygusu kazanırlar, sabır, hoşgörü ve farklı yaşam deneyimlerini anlamayı öğrenirler. Ayrıca büyükanne ve büyükbabalar genellikle çocuklara koşulsuz kabul ve sıcaklık sunan figürler olabilir. Bu da çocukların duygusal güvenlik hissini güçlendirebilir.”
Dijital iletişim, yüz yüze etkileşimin yerine geçen değil, onu tamamlayan bir araç!
Görüntülü konuşma, mesajlaşma gibi dijital iletişim araçlarının özellikle mesafe nedeniyle ziyaretlerin mümkün olmadığı durumlarda çok değerli bir alternatif olabileceğini kaydeden Tunçel, “Ancak psikolojik açıdan yüz yüze etkileşimin bazı benzersiz yönleri vardır.” dedi.
Yüz yüze iletişimde beden dili, sarılma, el öpme gibi dokunsal temas, ortak fiziksel ortam gibi unsurlar bulunduğunu ve bunların duygusal bağın güçlenmesinde önemli rol oynadığını ifade eden Tuncel, bu nedenle dijital iletişimin tam bir ‘yerine geçme’ değil, daha çok ‘tamamlayıcı bir araç’ olarak değerlendirilebileceğini söyledi.
Anlamlı ilişkiler ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biri!
Aile bağlarını güçlendiren bayram ritüellerinin, bazı terapi yaklaşımlarının günlük hayatta uygulanmasını destekleyebileceğini de dikkat çeken Tunçel, sözlerini şöyle tamamladı:
“Minnettarlık ve takdir duygularını ifade etmek pozitif psikoloji yaklaşımı, kuşaklar arası iletişimi güçlendirmek aile terapisi perspektifi, güvenli ilişkiler kurmayı pekiştirmek bağlanma temelli yaklaşımlar ve aileyle geçirilen anın değerini fark etmek mindfulness (farkındalık) yaklaşımlarını destekleyebilir.
Kişinin anlamlı ilişkiler kurması ve sürdürmesi, ruh sağlığını koruyan en güçlü faktörlerden biridir. Bayram ziyaretleri de bu ilişkileri canlı tutan önemli sosyal ve kültürel pratikler arasında yer alır.” (İLKHA)